Doğal Kaynakların Kontrolsüz Kullanımı ve Sonuçları

İnsanoğlu gezegenin doğal kaynaklarını tüketiyor! Oysa bu kaynakların tüm canlıların hayatta kalmaları için korunması gerekir. Doğal kaynaklar, gezegenin insan müdahalesine ihtiyaç duymadan sunduğu kaynaklardır ve canlıların hayatta kalması için gereklidirler, ancak şu anda olduğu gibi doğal yenilenmelerinden daha hızlı tüketilirlerse tükenebilirler.

Doğal Kaynaklar Nelerdir?

İki tür doğal kaynak vardır: yenilenebilir ve yenilenemez. Birincisi güneş radyasyonu gibi tükenmezdir veya biyokütlede olduğu gibi yenilenmeleri nispeten hızlıdır. Yenilenemeyen kaynaklar, mineraller ve fosil yakıtlar (petrol, doğal gaz ve kömür) gibi yenilenmeleri için uzun yılların geçmesini gerektirdiği için doğada sınırlı bir şekilde var olan kaynaklardır.
İnsanlar gezegenin doğal kaynaklarını tüketiyor ve acil önlem alınmadığı takdirde yaşam standartları 2030 yılına kadar düşmeye başlayacaktır. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yapılan çalışmalarla; doğal kaynakların aşırı tüketiminin her yıl tüketilen ve yeniden üretilebilecek olandan % 20 daha fazla olduğu belirtilmiştir. Oluşan ve gün geçtikçe büyüyen bu açık muazzam derecede yüksektir. Bunun yanında söz konusu bu cari açık yüzdesi giderek artarken insanoğlu aynı kayıtsızlığa devam etmektedir.
WWF’nin verilerine göre, eğer doğal kaynakların aşırı tüketimi bu hızla devam ederse, 2050 yılında insanlık kendisini beslemek için 2,5 gezegene ihtiyacı olacaktır. Buna karşılık bu organizasyonla, dünyadaki balık, kuş, memeli, amfibi ve sürüngen nüfusunun 1970 ile 2012 yılları arasında insan faaliyetleri nedeniyle %58 azaldığını ve 2022 yılına kadar bu oranın % 67’ye çıkacağını tahmin edilmektedir.

Doğal Kaynakların Aşırı Kullanılmasının Sonuçları

Doğal kaynakların kontrolsüz tüketiminin önemli etkileri vardır, bu etkiler ana başlıklar halinde kısaca şu şekilde sıralanabilir;
Çevre Etkileri
Flora ve fauna için gerekli habitatların ortadan kalkması ve dolayısıyla türlerin neslinin tükenmesi riski oldukça yüksektir. Dünyada yaklaşık 30 milyon farklı hayvan ve bitki türü vardır ve bunlardan Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN)verilerine göre, şu anda 31.000’den fazla türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Ekonomik Etkileri
Doğal Kaynakların Kontrolsüz Kullanımı ve SonuçlarıBirleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, dünya topraklarının % 33’ü orta ila yüksek oranda bozulmuştur. Verimli toprakların erozyonu aynı hızla devam ederse, tarımsal emtia fiyatları kaçınılmaz olarak yükselecektir.
Sağlık Etkileri
Ormanlara sahip çıkılmazsa daha az CO 2 olacaktır ve bu nedenle daha fazla hava kirliliği ile karşı karşıya kalınacaktır. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, dünya çapında her on kişiden dokuzu yüksek düzeyde kirletici içeren hava solumakta ve her yıl yedi milyon insan hava kirliliğinden ölmektedir.

Kontrolsüz Doğal Kaynak Kullanımına Yönelik Çözümler

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi 2030’da belirtildiği gibi gelecek, insanlar için çifte zorluk teşkil etmektedir. Çünkü doğal kaynakların işlevini korumak kadar gittikçe kötüye giden doğa koşullarında kendileri için adil yaşam koşullarının korunmak için de çaba sarf edilmesi gerekmektedir. Bu durum tersine çevrilmek istiyorsa, yapılan çalışmaların yanı sıra şunlara da ihtiyaç vardır;
Doğal sermaye korunmalı
• Bozulmuş ekosistemleri ve hizmetleri geri kazanılması gerekir,
• Öncelikli habitatların kaybının durdurulması gerekir,
• Korunan alanların küresel ağını önemli ölçüde genişletilmesi gerekir,
Üretim sistemlerini iyileştirilmeli
• İnsan yaşamının gelişiminde kullanılan nesne, malzeme, kaynakları ve üretim sistemlerindeki atık hacmi önemli ölçüde azaltılmalıdır,
• Kaynaklar sürdürülebilir bir şekilde yönetilmelidir,
• Yenilenebilir enerji üretimi teşvik edilmelidir,

Doğal Kaynak Kullanımını Azaltmak İçin Önlemler

Her ülke kendi çapında doğal kaynak kullanımının azaltılmasına yönelik çalışmalar ve düzenlemeler yapmaktadır. Ayrıca halkını bu konuda bilinçlendirmeye yönelik yayınlar, eğitimler ve kampanya çalışmaları da sürdürülmektedir. Bu konuda alınan önlemler ana başlıklar halinde şu şekilde sıralanabilir;
Yasalar ve Politikalar
Doğal kaynakların kullanımını düzenleyen mevzuatlar geliştirmek ve tüm projeler için temel bir gereklilik olarak çevresel etkinin değerlendirmesini oluşturmak gerekir. Bu yönde atılan adımlar;
• Sürdürülebilir kalkınmayı ve çevre koruma girişimlerini destekleyici programlar geliştirmek,
• Yenilenebilir ve çevreyi kirletmeyen enerjiler için taahhütler verilmesi,
• Ekosistem sağlığını korumak için çevre bakımını ve korunmasını teşvik edici politikalar geliştirilmesi,
Bilinçlendirme Çalışmaları
Doğal kaynakların kontrolsüzce kullanımının azaltılmasına yönelik, hükümetlerin yaptığı yasa ve politikalar kadar ülke vatandaşlarının bu konuda bilinçlendirilmesi de önemlidir. Bu konuda atılabilecek adımlar;
• İnsanların toplu taşıma ve bisiklet kullanımına teşvik edilmesi,
Geri dönüşüm kültürüne teşvik edilerek, kullanımın azaltılması, geri dönüşümün ve yeniden kullanımın artırılması,
• Eğitim kurumlarında çevre bilincinin verilmesine yönelik eğitimler verilmesi,
• Tarım ve ekolojik turizmin teşvik edilmesi,
• Televizyon, internet ve billboard gibi toplu iletişim araçlarıyla çevre bilincinin artırılmasına yönelik çalışmalar ve yayınlar yapılması,
Sorumlu Tüketim
Herkesin kaynakları tüketirken sorumlu ve farkında olarak tüketmesi sağlanması, enerji kullanımında kayda değer tasarruf sağlar. Dolayısıyla enerji kaynakları daha yavaş tükenir. Bu sorumlu tüketim bilinci aşılanırken, herkesin dikkat edeceği hususlar kısaca şu şekilde sıralanabilir;
• Su ve elektriği sorumlu bir şekilde kullanılmasına dikkat edilmesi,
• Gereksiz ürün satın alımının azaltılması,
• Biyolojik olarak parçalanamayan ürün seçiminden kaçınılması,
• Yerel ve organik ürünler tercih edilmesi,
• Tüketilen her bir ürün için enerji kullanıldığının farkında olarak israftan kaçınılması,
Tüm bu adımlarda en önemli olan sorumlu tüketim bilincinin geliştirilmesi, daha farkında bir toplum yaratırken, bu tutum bu konuda yapılan çalışmaların etkisini de artırır. Daha ileri düzeyde sorumlu vatandaş olabilmek adına şu düşüncelerin ve soruların alışkanlık haline getirilmesi oldukça etkili bir yaklaşımdır;
• Daha sorumlu tüketim bilinci nasıl geliştirilir?
• Sürdürülebilir hareketlilik adına yaşam tarzında nasıl değişiklikler yapılabilir ve daha az nasıl karbon ayak izi bırakılabilir?
• Mevcut enerji tüketim modelleri nasıl değiştirilebilir?
• Sağlıklı ve sürdürülebilir tüketim kalıpları nasıl teşvik edilebilir?
• Finansal akışlar yeniden nasıl yönlendirilebilir?
• Doğal kaynakların değeri nasıl artırılabilir?
• Çevresel ve sosyal maliyetler için nasıl sorumluluk alınabilir?
• Faaliyetlerde koruma, sürdürülebilir kaynak yönetimi ve yeniliği teşvik eden şirketlerin ürünleri nasıl seçilir?

Kaynakça:
https://www.umweltbundesamt.de/en/topics/waste-resources/resource-use-its-consequences
https://www.iberdrola.com/environment/overexploitation-of-natural-resources

Yazar: Özlem Güvenç Aðğoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir